Kategoriler
Uygulamalar

YDS Kartlarım ve YÖKDİL Uygulamalarımız yayında!

YDS Kartlarım ve YÖKDİL Kelime Kartlarım uygulamalarımız ücretsiz olarak Play Store’da yayında!

Son 5 YDS ve son 5 YÖKDİL sınavlarında çıkmış kelimeleri uygulamalarımızdan kolay bir şekilde çalışabilir ve kelime haznenizi genişletebilirsiniz!

Uygulamamızda çıkan kelimelerin Türkçe karşılıklarını, örnek cümlelerini ve örnek cümlelerin çevirilerini görebilirsiniz!

YDS Kelime Kartlarım uygulamasını indirmek için buraya tıkla.YÖKDİL Kelime Kartlarım uygulamasını indirmek için buraya tıkla.

Kategoriler
1 Dakikada İngilizce

Present Continuous Cümlesi Kurmak ve Cümle Örnekleri

Present Continuous! Yapıyorum, gidiyorum, tutuyorum… Yani şimdiyi anlattığımız ve cümle kurarken Türkçe’de “-yor” ekini getirdiğimiz cümleleri nasıl oluşturduğumuza bakma zamanı!

To be fiilinin “am, is, are” çekimini hatırlıyor musunuz?

Hani,

I am, you are, he is, she is dediğimiz.

Tamam, hatırlıyorsanız, şimdiki zamanda cümle kurmak o kadar da zor gelmeyecek.

Present Continuous için yapımız nedir?

Zamir + am/is/are + fiil + ing

Hocam! Zamir neyin nesi diyorsanız: I, you, we, he, she, it dediğimiz yapılar.

Bu yapıya göre “Ben gidiyorum” cümlesini kuralım;

  • I + am + go + ing > I am going

Birkaç örnek cümle daha;

  • I am working from home. (Evden çalışıyorum.)
  • She is studying at the university. (Üniversitede okuyor.)
  • They are thinking about their job. (İşleri hakkında düşünüyorlar.)
  • She is not playing baseball. (Beyzbol oynamıyor.)
  • They are doing their homeworks. (Ödevlerini yapıyorlar.)
  • Are you working? (Çalışıyor musun?)
  • Is he seeing me right now? (O beni şu an görüyor mu?)
  • What are you doing in your free time? (Boş zamanlarında ne yapıyorsun?)
  • How is it going? (Hayat nasıl gidiyor?)

Bu kadar basit!

1 Dakikada İngilizce serimizin diğer yazılarına bakmadan geçmeyin.

Instagram üzerinden eğlenceli içeriklerimiz de ilginizi çekebilir.

Eğer şimdiki zaman cümlesi kurmada veya herhangi bir İngilizce ile alakalı bir sorunuz olursa, yorumlar kısmından veya sosyal medya hesaplarımız aracılığıyla sormaktan çekinmeyin. Sorularınızı cevaplamak için sabırsızlıkla bekliyoruz!

Past Simple Cümlesi Kurmak ve Örnek Cümleler

 

Kategoriler
1 Dakikada İngilizce

Past Simple Cümlesi Kurmak ve Örnek Cümleler

Past Simple cümleleri kurmak İngilizce’nizi bir üst seviyeye geçirmenin ilk adımıdır. İnsan olarak geçmişte yaptığımız olayları ve başardığımız şeyleri anlatmak en doğal eylemlerimizden birisidir. Türkçe’de bunu rahat rahat anlatıyor olabilirsiniz, şimdi sıra İngilizce’de!

İngilizce’de past simple cümlesi kurmak aslında Türkçe’ye göre çok daha kolay. Eylemi gerçekleştiren kişiye göre farklı farklı son ekler ezberlemeyiz. Fiilin sonuna bir “-d” veya “-ed” eki ekledik mi, tamamdır. Fiilimiz bir anda geçmiş zaman fiili olmuştur. Örneğin;

  • I watch movies. (Ben film izlerim.)

Bu cümle geniş zamanda bir cümledir. Her zaman film izlediğimiz anlamına gelir.

Peki bu cümleyi nasıl geçmiş zamanda bir cümle haline getiririm? Mesela diyelim ki, arkadaşlarımın bahsettiği filmi 5 gün önce izledim ve bunu onlara söylemek istiyorum. O zaman, dediğimiz gibi bir “-d” veya “-ed” eki getirmemiz yeterli;

  • I watched that movie 5 days ago. (O filmi 5 gün önce izledim.)

Maalesef ki, işler bu kadar kolay değil yalnız. “-ed” ve “-d” takısını getirmek her cümlede işe yaramıyor. Bazı fiiller, ki biz bunlara düzensiz fiil diyoruz, bu takıyı almıyorlar. En bilinir düzensiz fiillerimiz;

  • go > went (gitmek)
  • do > did (yapmak)
  • see > saw (görmek)

Bu düzensiz fiiller geçmiş zaman cümlesinde yer alacakları zaman tamamen farklı bir forma geçiş yaparlar. “Go” nun, “went” e dönüşmesi gibi.

Ancak merak etmeyin, bunu ezberlemek yerine daha güzel taktikler var. Bu taktikleri çok yakında sizlerle “Taktikler” bölümümüzden paylaşacağız. Takipte kalınız.

Present Simple için Zaman İfadeleri

Kategoriler
1 Dakikada İngilizce

Present Perfect Tense ve Past Simple Farkı

Present Perfect Tense ile Past Simple arasındaki farklar nelerdir? Hangisini hangi durumda kullanırız? 1 Dakikada İngilizce (Essentials) serimizin ilk videosunda buna değiniyoruz, internette bulabileceğiniz en kısa ve öz açıklamayı yapıyoruz.

 

Present Perfect Tense kalıbının eşi Türkçe’de bulunmadığı için kullanımı birçok kişiye doğal gelmiyor. Ancak bu videoda sizlere 1 dakikada Present Perfect kalıbının mantığını ve bir özel durumdaki kullanımını anlatacağız.

Videoyu izleyemeyenler veya yazılı daha iyi anlıyorum diyenler için:

“I have worked in this company for the last five years”

ve

“I worked in this company five years ago”

cümlelerini inceliyoruz.

İlk cümlede have+worked şeklinde Present Perfect yapısı kullanırken neden ikinci cümlede Past Simple kullanıyoruz?

Eğer bir cümlede spesifik bir zaman varsa, bu örneğimizdeki “five years ago” kalıbı gibi, Past Simple Tense’i kullanırız. Ancak cümlede belli bir zaman yerine bir süreç varsa, bu örneğimizdeki “for the last five years” gibi, Present Perfect kalıbı kullanırız.

Present Perfect kalıbını kullanmak şu anlama gelir: O kişi hala daha o şirkette çalışmaya devam ediyor.

Bir sonraki videoda görüşmek üzere. Diğer “1 Dakikada İngilizce” videolarımıza buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

 

 

Kategoriler
Taktikler

Anlıyorum ama Konuşamıyorum Problemini Çözmek

Anlıyorum ama Konuşamıyorum problemi hem benimle yeni ders yapmaya başlayan öğrencilerimde hem de öğretmen arkadaşlarımın yeni öğrencilerinde yaşadığı en büyük problemlerden birisi.

Bu yazıda sizlerle birlikte bu probleme daha genel bir pencereden bakmayı deneyeceğiz. Yetiştirildiğimiz eğitim sisteminin dil ediniminde ve dil kullanımında yarattığı etkilerden bahsedip, bunların muhtemelen çözümlerine değineceğiz. Bununla birlikte, İngilizce öğrenen bir birey olarak herhangi bir kursa veya özel derse gitmeden kendi başınıza bu problemi nasıl çözebilirsiniz sorusuna da bakacağız.

Hocam! Anlıyorum ama Konuşamıyorum!

Grameri, deyim yerindeyse, “yaladınız yuttunuz”. Simple Present Tense’ten tutun Future Perfect Continuous Tense’e kadar tüm tenseleri ezberlediniz. Hatta ezberlemekle kalmadınız, cümlede veya paragrafta karşınıza çıktığı zaman çok rahat bir şekilde hangi tense’in ne anlam verdiğini de çok iyi kavrıyorsunuz.

Anlıyorum ama Konuşamıyorum problemini çözmek
“Anlıyorum ama Konuşamıyorum!”

Peki sorun nerede?

Native İngilizce konuşan kişilerle, İngilizce konuşan arkadaşlarınızla veya hocalarınızla konuşmaya geldiği zaman “ııııı” ve “eeee”lemekten öteye gidemiyorsunuz. Cümlelerinizin arasında kocaman boşluklar oluşuyor. Normalde Türkçe’de 20 saniyede söyleyeceğiniz bir şeyi İngilizce’de 1-2 dakikada çat-pat anlatabiliyorsunuz.

Oysa ki, karşınızdaki ne kadar kompleks cümleler kullansa da, isterse Shakespeare gibi konuşsun, anlıyorsunuz!

Doğru tanımlayabildim mi?

Sorun, İngilizce öğrenme sürecimizin test odaklı olmasından kaynaklanıyor. Hangi gramer yapısını hangi boşluğa koyacağımızı çok iyi biliyoruz! Aradaki boşluğa hangi kelime geleceğini de. Ancak bu test mantığında serbest üretim konusunda yetersiz kalıyoruz. Testler yerine, TOEFL usülü bir konu başlığı verilse ve size birkaç yüz kelimelik düşüncelerinizi yazmanız istense bu cümle üretim süreci daha iyi oturabilir.

Neyse, sınav sistemlerine yapabileceğimiz bir değişiklik yok. O yüzden yapabileceğimiz şey kendimizi ve kendi öğrenme süreçlerimizi değiştirmek.

Konuşmada akıcılık ve yaratıcılık, bu bahsettiğim cümle kurma becerisine dayandığı gibi “zihnimizin hazır cevaplılığına” da çok bağlı. Bu hazır cevaplılık nedir? Bir arkadaşınızla Türkçe konuşurken dikkat ediniz. Konuşma gerçekleşirken kurduğunuz cümlelere ne kadar düşünüyorsunuz? Bilim, felsefe veya tarih üzerine konuşurken veya tartışırken bile dikkat ettiğinizde cümlelerimizin çoğunun “alıntı” olduğunu göreceksiniz. O cümleleri hayatımızın bir noktasında illa ki birisinden duyuyoruz veya bir yerde okuyoruz. Beynimiz ise bir nevi birleştirme işlemi gerçekleştiriyor.

Dolayısıyla, dile maruz kalmak çok önemli. Her gün her kaynaktan İngilizce, veya öğrendiğiniz dil ne ise o dilde, içerik tüketmeye çalışın. Bununla birlikte cümle kurma becerinizi arttırmak için yabancı dilde cümle yazmak için kendinize bir bahane bulun. Mesela, İngilizce günlük tutmak gibi…

Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz? Deneyimleriniz nelerdir? Yorumlar kısmında belirtin.